Biraz Da Gülelim.

 

"Biraz da gülelim" grup sitesinin izlenme raporlarına göre, Diyalogo’nun kalabalık üye topluluğu bu siteyi sık sık ziyaret ediyor ve gönderilmiş fıkraları okuyorlar.

Bu ziyaretleriniz sırasında siteye üye olabilir ve fıkra, karikatür göndererek tebessümlere katkıda bulunabilirsiniz.

Bilim adamları, insanların neden güldüğünün formülünü çözdü. Gülmenin tamamen fiziksel bir durum olduğunu açıklayan bilim adamlarına gore, gülmek veya kahkaha atmak aslında bir refleks.

Gülmenin veya kahkaha atmanın basit bir davranış olmadığının altını çizen araştırmacılar, kişilerin olaylara gülerek ya da kahkaha atarak tepki vermesinin nedenlerini basitçe şöyle açıkladılar:

Kişinin iyi bir ruh haline sahip olması, söylenilen, duyulan ya da görülen komik olayın 1 ya da 2 saniye içerisinde anlaşılabilmesi, olayın basit olması, yaşanan olayın kişiye iyi şeyler hatırlatması, vs, vs

Son 20 yıldır gülme ve kahkaha ile ilgilenen bilim adamları, bugüne kadar fareler ile maymunları gıdıklayarak deney yaptıkları için pek de fazla ilerleme sağlayamamıştı.

Taa ki MR çektiren bir kişinin işlem sırasında sebepsiz yere kahkaha atmaya başlamasına kadar bu böyle sürmüştü. Bilim adamları o zaman farkettiler ki, kahkaha sırasında beynin çalışma mekanizmasında değişiklikler oluyor. Bunun üzerine fareler ile maymunları gıdıklamaktan vazgeçerek manyetik rezonans tekniklerini kullanarak insanlar üzerinde araştırmalarını yoğunlaştırdılar ve aşağıdaki sonuçlara ulaştılar.

İşte size gülme ve kahkaha ile ilgili bilmek istediğiniz her şey (Aslında herşey değil tabi, birkaç şey…)

- Gülerken kalp atışı hızlanır, derin nefes alınır, yaklaşık 100 km hızla bu hava dışarı verilir. (0 dan 100 e kaç saniyede çıktığı henüz tespit edilememiş, zaten konu ile de alakası yok)

-Beyin tarafından ‘endorfin’ denilen kimyasal salgılanır. Endorfin ise vücudumuzda gerginliği, ağrıyı azaltır. Güldükten sonra kendimizi daha iyi hissederiz.

- Gülerken gerginliğin azalması kaslardaki denetimin yitirildiği noktaya kadar ulaştığında sandalyeden düşülebilir.

-Yetişkinler günde 17 ile 60 arası, çocuklar ise 40 ile 500 kez arasında gülerler. Her gülüş ortalama 6 saniye surer.

-Gülmek gülmeyi tetikler, bulaşıcıdır. Birini gülerken görmemiz bile bizim de yüz kaslarımızı harekete geçirir. (1962 yılında Tanzanya’ nın 40 köyü bulaşıcı gülme hastalığına yakalanmış, 2 yıl süren çalışmalar sonunda köyler karantinaya alınarak bu hastalıktan kurtarılmıştı)

GÜLMEYİ YARATAN ÜÇ ANA UYARI, gıdıklama, güldürücü gaz ve mizah.

1. Gıdıklama, evrimsel süreçte gülme eyleminin ilk ortaya çıkış nedenidir. Bedenin alışılmadık dışsal bir temas karşısında verdiği savunma tepkisidir. Koltukaltı, ayak tabanı, karın bölgesinin yanları gıdıklanmaktan en çok etkilenen bölgelerdir.

2. Azot Protoksit gazı. 19. yüzyılda keşfedilen etkisine gore en küçük solumada dahi insanı bastıramadığı bir gülme krizine sokar.

3. İnsanı kahkahaya boğan uyarı türleri içinde en sık karşılaşılan tür ise mizahtır. Mizah ise yazı, resim, karikatür ve anlatım sanatıdır. Bilim adamlarının gülme konusundaki önerisi ise şöyle, “sağlık için hergün en az bir fıkra anlatın veya okuyun”

Eee o zaman ne duruyoruz? Yazalım, okuyalım ve gülelim.

Not: Gönderilmiş bütün fıkraları okumak için buraya tıklayınız.

Tüm Mesajlar
Safa Toral   03 Kasım 2009 - 18:29  
Zorunluluk

Temel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlarmış. Sormuşlar ; "Niye dönüyorsun" diye. Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş. Bürodakiler şaşırmış; "Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez" demişler. Temel "beni rahatsız etmiyorlar" demiş. Bürodakiler yine şaşırmış: "Peki neden gidiyorsun?"

Temel cevaplamış: "Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl önce de evlenmelerine izin çıktı. Homoseksüellik zorunlu olmadan dönmek istiyorum."

Safa Toral   28 Ekim 2009 - 14:30  
Vurduk oni...

Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar:
Nasıl oldu?
Temel: 30.kattan aşağıya düştü...
Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş...
Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi...
Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman.
Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına...
Adam: Demek çatıya çarpıp öldü.
Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti...
Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman...
Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.
Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık...
Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye...
Adam: Orda mı öldü?
Temel: Yooo... Oradan yine kasaba...
En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: "Ulan nasıl öldü bu adam?"

Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk oni...

Ismail Uzun   01 Ekim 2009 - 13:48  
YİNE FIKRA

temele hocası sormus oglum 1881 ne oldu:?
temel haman cevap vermis ATATURK dogdu.
sonra 1883 de noldu dıye sormus
temelde ataturk 3 yasına bastı.............................

Ismail Uzun   01 Ekim 2009 - 13:42  
fıkra

imamın biri köyde kız sevmiş ve annesine ne olur bu kızı bana ıste birşeyler yap bunla ewleneyim demiş. gunlerden bır gun annesı kızxı ıstemeye gıtmıs ve allahın emrı peygamberın kavlıyle kızınız oglumuza ıstıyoruz demıs. fakak kızın aılesı vermemıs imamda dısarıda heyecanlı sekılde beklıyormus annesı ewden cıkmıs hemen sormus ne oldu verdılermı kızı dıye annesıde yok vermedıler demıs imam uzgun bır sekılde camıye dogru yurumus ve cıkmıs mınareye almıs mıkrofunu elıne
SIRADAKI EZANI TUM SEVIPTE KAVUSAMAYANLAR ICIN OKUYORUM :))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))9

Zekeriya Yıldız   21 Eylül 2009 - 15:49  
mühendis

1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye. Bir kısım
imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda yol
güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok.
Na fı'a mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından, elemanlar
şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet
belirliyorlarmış. Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış
ve sormuş:
- Ne yapıyorlar böyle?
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Anlayamadım?
- Eşek %7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp
rampada yol güzergâhı belirliyoruz.
Deyince Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
- Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Kayserili bozgun... cevap vermiş:
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz.

Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Logo Elektronik Ticaret Hizmetleri A.Ş 2008